meaning in Turkish

4

1. means (synonym):

"Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz

pronounce

:

class / type;

adverb

Sample sentence;

"Hasan, bu sefer kendisine ancak seyyar tuluatçıların arasında bir yer bulabildi."

Syllables;

an-cak


2. means (synonym):

"En çok, daha çok, güçlükle, ucu ucuna, zorla" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz; anca, dar (I), gücün, olsa olsa

class / type;

Sample sentence;

"Bir yıl sonra ancak Çamlıbel'de buluşabilmişlerdi."

3. means (synonym):

En erken

class / type;

Sample sentence;

"Sinema ancak saat yarımda bitmişti."

4. means (synonym):

Aykırılık bildirmek amacıyla başına geldiği cümleyi önceki cümleye bağlayan bir söz; lakin

class / type;

bağlaç

Sample sentence;

"Bu büyüklük değil ancak mertçe bir davranıştır."
 
ancak