meaning in Turkish

6

1. means (synonym):

İçildikten, yenildikten veya kullanıldıktan sonra geriye kalan

pronounce

:

class / type;

adjective

Syllables;

ar-tık


2. means (synonym):

Bir şeyin harcandıktan veya kullanıldıktan sonra artan bölümü; çıktı

class / type;

Noun

Sample sentence;

"Dibinde bir yudumluk kararmış çay artığı vardı."

3. means (synonym):

Daha çok, daha fazla

class / type;

4. means (synonym):

(a'rtık) ► bundan böyle

class / type;

adverb

Sample sentence;

"Artık onlar en lüks gazino ve barlara gidiyorlar, gecelerini oralarda geçiriyorlardı."

5. means (synonym):

Büyük ve tam aralıkların yarım ses artmış hâli

class / type;

Noun müzik

6. means (synonym):

Geriye kalmış, arkaya kalmış kimse

class / type;

Noun tarih

Sample sentence;

"... Selçuklu Sultanı Kılıç Arslan'ın az fakat disiplinli ordusunun kılıç artığı olmaktan kendilerini kurtaramamışlardı."
 
artık