1. means (synonym):
İçildikten, yenildikten veya kullanıldıktan sonra geriye kalan
meaning in Turkish
2. means (synonym):
Bir şeyin harcandıktan veya kullanıldıktan sonra artan bölümü; çıktı
class / type;
NounSample sentence;
"Dibinde bir yudumluk kararmış çay artığı vardı."3. means (synonym):
Daha çok, daha fazla
class / type;
4. means (synonym):
(a'rtık) ► bundan böyle
class / type;
adverbSample sentence;
"Artık onlar en lüks gazino ve barlara gidiyorlar, gecelerini oralarda geçiriyorlardı."5. means (synonym):
Büyük ve tam aralıkların yarım ses artmış hâli
class / type;
Noun müzik6. means (synonym):
Geriye kalmış, arkaya kalmış kimse
class / type;
Noun tarihSample sentence;
"... Selçuklu Sultanı Kılıç Arslan'ın az fakat disiplinli ordusunun kılıç artığı olmaktan kendilerini kurtaramamışlardı."