1. means (synonym):
Canlı, sağ olma durumu
meaning in Turkish
2. means (synonym):
► yaşam
class / type;
Sample sentence;
"Hayat sahnesinde yetmiş üç yaşın basamaklarındayım."3. means (synonym):
► yaşantı
class / type;
Sample sentence;
"Köy hayatı. Gece hayatı."4. means (synonym):
Toplumsal, ekonomik, kültürel, tarihsel vb. koşulların belirlediği bir döneme, bir topluma veya bir işe özgü yaşama biçimi
class / type;
Sample sentence;
"Uzun dualardan sonra bana denizcilik hayatını anlatmaya başladı."5. means (synonym):
Geçim şartlarının bütünü
class / type;
Sample sentence;
"Hayatımı yazılarımla kazanırım."6. means (synonym):
Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma
class / type;
Sample sentence;
"Bu köyde hiç hayat yok."7. means (synonym):
► yazgı
class / type;
din bilimiSample sentence;
"Hayat onları bir türlü birleştirmedi."8. means (synonym):
Yaşamayı sağlayan şartların bütünü
class / type;
Sample sentence;
"Ayda hayat yok."9. means (synonym):
Bir kimsenin tarihsel biyografisi, hayat öyküsü, hayat hikâyesi
class / type;
Sample sentence;
"Atatürk'ün hayatı."hayat (2)
1. means (synonym):
Genellikle köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı, bir veya birkaç yanı açık sofa
pronounce
:class / type;
Noun ağızlardanOrigin;
"Arapça ḥā´iṭ"Syllables;
ha-yat2. means (synonym):
► avlu
class / type;
