meaning in Turkish

6

1. means (synonym):

İlk durumunda kalmış olan, gelişmesinin başında bulunan; ilkelce, iptidai, primitif

pronounce

:

class / type;

adjective

Sample sentence;

"Tiyatro yönetimi ve sahne düzeni her bakımdan ilkel, çağın koşullarına uygun olarak bozuktu."

Related compound words;

"ilkel memeliler""ilkel toplum"

Syllables;

il-kel


2. means (synonym):

Sanatta yalın bir nitelik gösteren, yapmacıksız olan; primitif

class / type;

3. means (synonym):

Basit, karmaşık olmayan

class / type;

Sample sentence;

"Gayet ilkel bir dokuma tezgâhında harıl harıl çalışan iki işçi gördüm."

4. means (synonym):

Özellikle XIV-XV. yüzyıllarda İtalyan ressamlarına, Orta Çağ sonlarında Avrupa ressamlarına verilen ad

class / type;

Noun

5. means (synonym):

Eğitimsiz, kültürsüz, görgüsüz

class / type;

Metaphor

6. means (synonym):

Zaman bakımından en eski olan; iptidai, primitif

class / type;

felsefe
ilkel