meaning in Turkish

5

1. means (synonym):

Doğrudan doğruya ateşte veya kap içinde susuz olarak pişirilmiş et

pronounce

:

class / type;

Noun

Origin;

"Arapça kebāb"

Sample sentence;

"Oradan ayrılınca hemen çarşıya koşar, sıcak bir ekmek alır, içini kebapla doldurur, anama götürürdüm."

Syllables;

ke-bap

2. means (synonym):

Kızartma, çevirme veya kavurma yoluyla hazırlanan her türlü yiyecek

class / type;

Sample sentence;

"Kestane kebabı. Patlıcan kebabı."

3. means (synonym):

Kavrulmuş, kızarmış

class / type;

adjective

Sample sentence;

"Kebap mısır."

4. means (synonym):

Yanmış, yanık

class / type;

adjective Metaphor

5. means (synonym):

Bir şeyden söz edilirken “ne güzel, ne iyi, ne kadar kolay” anlamlarında söylenen bir söz.

class / type;

slang
kebap