meaning in Turkish

2

1. means (synonym):

Arkalıklı, kol koyacak yerleri olmayan, bir kişilik oturma eşyası; kürsü

pronounce

:

class / type;

Noun

Origin;

"Arapça ṣandaliyye"

Sample sentence;

"Odalarda mobilya namına, uzun, kısa yuvarlak bir sürü masayla sandalyeden başka bir şey yok."

Syllables;

san-dal-ye

2. means (synonym):

Makam, koltuk, mevki

class / type;

Metaphor

Sample sentence;

"Bunların gençliğe karşı aldıkları vaziyeti ben biraz sandalye vehminden doğmuş telakki ediyorum."
sandalye