meaning in Turkish

4

1. means (synonym):

Sonu olmayan, bitmeyen, ucu bucağı olmayan, hep kalacak olan; bengi (I), bitimsiz, tükenmez, sonrasız, ebedî, ilanihaye, namütenahi, payansız

pronounce

:

class / type;

adjective

Sample sentence;

"Bir kolunda uzun boylu, kır saçlı bir adam, bir kolunda ablak yüzlü, hayata sonsuz bir ziyafet sofrası gibi iştahlı gözlerle bakan şişman bir oğlan vardı."

Related compound words;

"sonsuz küçük dizi"

Syllables;

son-suz


2. means (synonym):

Ölçülemeyecek kadar çok veya büyük olan

class / type;

Sample sentence;

"Şu sonsuz mavilikte var mıydı onun eşi? / Kim söndürebilirdi o muhteşem güneşi?"

3. means (synonym):

Sonu ve sınırı olmayan şey

class / type;

Noun

4. means (synonym):

Sonu olmayan, her niceliği aşabilen değişken (nicelik)

class / type;

matematik
sonsuz