meaning in Turkish

2

1. means (synonym):

Susmuş, sinmiş

pronounce

:

class / type;

adjective

Sample sentence;

"Başını öne eğip suspus oluşlarında böyle bir huyun tesirini keşfedebilmekteyim."

Syllables;

sus-pus


2. means (synonym):

Susmuş, sinmiş bir biçimde

class / type;

adverb

Sample sentence;

"Güler sanki bir orta hizmetçisi imiş gibi davranmış, yanlarında konuşmalara katılmadan suspus oturarak utançtan kahretmişti onu."
suspus