meaning in Turkish

4

1. means (synonym):

Deniz, göl, ırmak vb. su kıyılarında veya karada dik yer; yar

pronounce

:

class / type;

Noun

Sample sentence;

"Bütün eşyamızın paldır küldür uçurumlardan yuvarlandığını gayet iyi hatırlarım."

Related compound words;

"kültür uçurumu"

Syllables;

uçu-rum

2. means (synonym):

Felaketli sonuç, büyük felaket, büyük düşüş

class / type;

Metaphor

Sample sentence;

"Bir gün bencileyin bir uçuruma yuvarlanırsanız artık her şey burada bitti, sanmayınız."

3. means (synonym):

Giderilmesi mümkün olmayacak kadar büyük fark, derin ayrılık

class / type;

Metaphor

Sample sentence;

"Olduğum yer ve olmak istediğim yer arasında çok ciddi bir uçurum vardı."

4. means (synonym):

► yalpak

class / type;

uçurum