meaning in Turkish

2

1. means (synonym):

► bütün

pronounce

:

class / type;

adjective

Origin;

"Farsça yek + pāre"

Sample sentence;

"Pencerelerin karşı duvarı yerden tavana kadar yekpare aynayla örtülüydü."

Syllables;

yek-pa-re


2. means (synonym):

Tek parça olarak, bütün olarak

class / type;

adverb

Sample sentence;

"Tarih, yekpare görülecek, topyekûn sevilecek yahut da nefret edilecek bir şey değildir."
yekpare