1. Sens (synonym):
Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan; bek (I), berk, pek, katı (I), yumuşak karşıtı
Que signifie?
2. Sens (synonym):
Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen
Classe/type;
Usage dans une phrase;
"Tabakanın sert yaylı kapağını tak diye kapatıyor."3. Sens (synonym):
Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı
Classe/type;
Usage dans une phrase;
"Sert iklim. Sert hava."4. Sens (synonym):
Güçlü kuvvetli
Classe/type;
Usage dans une phrase;
"Kapıyı kapadı, döndü, sert adımlarla ilerledi."5. Sens (synonym):
Etkisi şiddetli ve keskin olan, hafif karşıtı
Classe/type;
Usage dans une phrase;
"Sert içki."6. Sens (synonym):
Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan
Classe/type;
Usage dans une phrase;
"Birçokları beni dik ve sert olduğum için belki sevmiyorlardı."7. Sens (synonym):
Gönül kırıcı, katı, ters olan
Classe/type;
8. Sens (synonym):
Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde
Classe/type;
adverbeUsage dans une phrase;
"Ben de ona bile bile sert çıkıştım."9. Sens (synonym):
Hırçın, öfkeli, hiddetli olan
Classe/type;
MétaphoreUsage dans une phrase;
"Zaten Atatürk'ün ne vakit öfkesine kapılarak herhangi bir kimseye karşı herhangi bir sert harekette bulunduğunu kim hatırlar?"10. Sens (synonym):
Titizlikle uygulanan; sıkı
Classe/type;
MétaphoreUsage dans une phrase;
"Sert bir yönetim."11. Sens (synonym):
► tonsuz
Classe/type;
dil bilgisi