Que signifie?

11

1. Sens (synonym):

Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan; bek (I), berk, pek, katı (I), yumuşak karşıtı

Prononciation

:

Classe/type;

adjectif

Origine;

"Farsça serd"

Usage dans une phrase;

"Sert tahta."

Syllabes;

se-rt


2. Sens (synonym):

Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen

Classe/type;

Usage dans une phrase;

"Tabakanın sert yaylı kapağını tak diye kapatıyor."

3. Sens (synonym):

Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı

Classe/type;

Usage dans une phrase;

"Sert iklim. Sert hava."

4. Sens (synonym):

Güçlü kuvvetli

Classe/type;

Usage dans une phrase;

"Kapıyı kapadı, döndü, sert adımlarla ilerledi."

5. Sens (synonym):

Etkisi şiddetli ve keskin olan, hafif karşıtı

Classe/type;

Usage dans une phrase;

"Sert içki."

6. Sens (synonym):

Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan

Classe/type;

Usage dans une phrase;

"Birçokları beni dik ve sert olduğum için belki sevmiyorlardı."

7. Sens (synonym):

Gönül kırıcı, katı, ters olan

Classe/type;

8. Sens (synonym):

Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde

Classe/type;

adverbe

Usage dans une phrase;

"Ben de ona bile bile sert çıkıştım."

9. Sens (synonym):

Hırçın, öfkeli, hiddetli olan

Classe/type;

Métaphore

Usage dans une phrase;

"Zaten Atatürk'ün ne vakit öfkesine kapılarak herhangi bir kimseye karşı herhangi bir sert harekette bulunduğunu kim hatırlar?"

10. Sens (synonym):

Titizlikle uygulanan; sıkı

Classe/type;

Métaphore

Usage dans une phrase;

"Sert bir yönetim."

11. Sens (synonym):

► tonsuz

Classe/type;

dil bilgisi
sert