Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma vb. amaçlarla kullanılan yer; ocaklık
ne demek? TDK Sözlük anlamı nedir?
► şömine
Kullanımı;
"Ocağın önünde oturup acayip bir dikkatle odunların yanışına bakar."Isı vererek üzerine veya içine konulan maddeleri ısıtan, pişiren, kaynatan, eriten araç veya alet
Kullanımı;
"Anlaşılan çamaşırcı giderken ocağı tam söndürmemiş olacak."Kahvelerde, kuruluşlarda çay, kahve vb.nin yapıldığı yer
Kullanımı;
"Konuşmalar iyice kızışmaya başladığı vakit kahve ocağının önünde görünür."Yer üstünde veya yer altında cevher çıkarılan yer
Kullanımı;
"Mermer ocağı. Kömür ocağı."Bahçelerde veya bostanlarda her tür meyve ve sebze tohumu veya fidesinin dikimi için etrafı yükseltilerek ortası çukur bırakılmış yer
Kullanımı;
"Mustafa, arkasına güçlü kuvvetli bir kadın takmış, üç evleğine çizgiler, ocaklar açıyordu."Aynı amaç ve düşünceyi paylaşanların kurdukları kuruluş veya toplandıkları, görev yaptıkları yer
Kullanımı;
"Başlangıçtan beri burası bir vatansever ocağı idi."Yılın birinci ayı; ikinci kânun, son kânun, kânunusani
Kullanımı;
"Ocak ayını sevmem, oldum olası."Yeniçeri teşkilatını oluşturan ortalardan her biri
Tipi / Türü;
tarihEv, aile, soy
Tipi / Türü;
mecazKullanımı;
"Henüz temelleri atılmayan kendi ocağım kurulmadan yıkılmıştı."Halk hekimliğinde bir önceki kuşaktan el verme suretiyle aktarılan bilgileri kullanarak belirli bir şikâyeti veya hastalığı iyileştirdiğine inanılan aile
Tipi / Türü;
ağızlardanKullanımı;
"Bugün de Anadolu’nun birçok yerleşim biriminde afsuncular, ocaklar ve muskacılar işlerine aynı sözlerle başlarlar."Bir şeyin en çok bulunduğu veya yapıldığı yer
Kullanımı;
"Bilim ocağı, hayır ocağı, fesat ocağı."Toprak altındaki su kanallarının toprak üzerine açılan ve bir kapakla örtülü bulunan deliği
