ne demek? TDK Sözlük anlamı nedir?

11

Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan; bek (I), berk, pek, katı (I), yumuşak karşıtı

Telaffuzu

:

Tipi / Türü;

sıfat

Kökeni;

"Farsça serd"

Kullanımı;

"Sert tahta."

Hecelenişi / Hecelemesi;

se-rt


Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen

Kullanımı;

"Tabakanın sert yaylı kapağını tak diye kapatıyor."

Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı

Kullanımı;

"Sert iklim. Sert hava."

Güçlü kuvvetli

Kullanımı;

"Kapıyı kapadı, döndü, sert adımlarla ilerledi."

Etkisi şiddetli ve keskin olan, hafif karşıtı

Kullanımı;

"Sert içki."

Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan

Kullanımı;

"Birçokları beni dik ve sert olduğum için belki sevmiyorlardı."

Gönül kırıcı, katı, ters olan

Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde

Tipi / Türü;

zarf

Kullanımı;

"Ben de ona bile bile sert çıkıştım."

Hırçın, öfkeli, hiddetli olan

Tipi / Türü;

mecaz

Kullanımı;

"Zaten Atatürk'ün ne vakit öfkesine kapılarak herhangi bir kimseye karşı herhangi bir sert harekette bulunduğunu kim hatırlar?"

Titizlikle uygulanan; sıkı

Tipi / Türü;

mecaz

Kullanımı;

"Sert bir yönetim."

► tonsuz

Tipi / Türü;

dil bilgisi
sert